13. Araştırma Zirvesi’nden Notlar
9 – 10 Mart tarihleri arasında Conrad Otel’de Araştırmacılar Derneği tarafından 13. Araştırma Zirvesi düzenlendi. Teknolojinin hızı, şu an ve yakın gelecekteki trendler zirvenin ana gündemini oluşturuyordu. Zaten zirve afişindeki görsel ve “Şimdi Ne Olacak” başlığından da bunu görebilirsiniz.
Sektör olarak pek alakam olmasa da sırf ilgi duyduğum için gittim. Bu senede organizasyon gayet iyi ve konuşmacılar kaliteliydi. Bir tek Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv’in de katılmasını isterdim. Normal programda yer almasına rağmen son anda rahatsızlığı nedeniyle katılamamış kendisi.
Bu arada belirteyim, zirve boyunca online mecralar, facebook, friendfeed, twitter, youtube ana konuydu. Bütün konuşmacılar en azından bir kere de olsa bahsettiler sosyal medya ve online mecralardan. Hatta zirvenin 2. günü Fatoş Karahasan http://twitter.com/zirve2010 isimli bir hesap açtıklarını ve gün içinde tweetleyen izleyicilerin yorumların buradan takip edilmesini önerdi ancak bu proje fiyasko oldu. İzleyicilerden neredeyse yarısı twitter, facebook kullandıklarını söyleselerde mobil olarak online olan azdı. Duyuru yapıldıktan sonra bu twitter hesabını follow eden sadece 9 kişi olması sanırım durumu daha iyi özetleyecektir.
Zirve boyunca dikkatimi çeken üç konuşmacı hakkında aldığım notları paylaşmak istiyorum.
- Doğan Online CEO’su Babür Çelebi, sunumunda Sports Illustrated’in iPad için geliştirdiği demoyu göstererek, iPad’in herşeyi değiştireceğini ve büyük bir fenomen olacağını düşündüğünü belirtti. Videoyu izleyince, iPad’in sınırlı özelliklerine rağmen katılmamak elde değil.
Aynı zamanda videonun ve virallerin büyük önem kazanacağına, sıkıcı bannerların biteceğine ve online yayınların, içeriklerin paralı olacağına değindi.
Yine verdiği örneklerden birini aşağıda görebilirsiniz.
- Young & Rubicam ajans başkanı Arzu Ünal, büyük bir veri trafiğinin ve içeriğin olduğuna değindi. NY Times’ın 1 haftada verdiği bilginin 18. yüzyıldaki sıradan bir insanın bütün hayatında karşılaştığı bilgiden fazla olması, Shakespear zamanına göre İngilizce kullanılan kelimelerin 5 kat fazla olması (540000) bunlara örnek.
Ayrıca Arzu Ünal’a göre internetin gelişmesi ve bilgiye bu kadar kolay ulaşılması hatta üreticiye katkıda bulunması ile beraber tüketici daha güçlü ve eskiden pazarlamada kullanılan push tekniği yerine artık pull tekniği geçerli olacak.
Neredeyse herkesin genelgeçer bilgi olarak kabul ettiği 4P ise değişerek şu şekli almış:
| ESKİ 4P | YENİ 4P |
| PRODUCT | PERSONALIZATION |
| PLACE | PARTICIPATION |
| PROMOTION | PEER-TO-PEER |
| PLACE | PREDICTIVE MODELING |
İktisatçı ve Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Asaf Savaş Akat zirvenin en renkli ismiydi. Zekası, anlatım yeteneği ve bilgisi gerçekten süper.
Konuşması boyunca öncelikle kendisi ve iktisatçılar ile bol bol dalga geçti. Anlattığına göre 2001 krizi ile beraber prime time’da yayınlanmaya başlayan Eko-Diyalog programı yaz tatiline girdiğinde büyük bir yaygara kopmuş ve programın devam etmesi istenmiş. Seyircilerden gelen tepkiler ise “Programı nasıl tatile sokarsınız, biz onları dikkatle dinliyor, ne söylerlerse tam tersini yapıyorduk, şimdi ne yapacağız” şeklinde olmuş
Asaf Hoca iyi iktisatçıyı ise, “dün yaptığı tahmin bugün yanlış çıkınca, yarın en iyi çevirebilen insan” olarak tanımlıyor.
2008 krizi hakkında yaptığı yorumlara gelirsek, bu krizin oluşmasında görülen nedenlerin buzdağının sadece üstü olduğunu ve asıl sebeplerin buzdağının altında olduğunu söylüyor.
“85 yılında size biri çıkıp:
- Alman markı, frank, ileride olmayacak
- Çin malı diye bir şey var ve Çin’deki üretim bütün dünyayı istila edecek.
- Japonya aslında büyük bir fiyasko
- Sovyetler Birliği dağılacak ve sayısız ufak ülke olacak.
- Almanya ile Polonya EURO’da birleşecek,
deseydi herhalde biryerinizle gülerdiniz. Dünya bütün bu değişimi kaldıramadı, problemlerin ana kaynağı bu.“
Asaf Savaş Akat’ın diğer yorumları ise şöyle:
- Dünya’da şu an ne teknoloji, ne makina ne insan gücü ne de başka bir şey eksiktir. Eksik olan taleptir.
- Satıcının sorunu ise talep değil, arza oranla taleptir. Şu an dünyadaki müthiş arz fazlasını talep karşılayamıyor.
- Türkiye mali toparlanma sürecine girmiştir ancak bir kaç sene boyunca 2007 – 2008 dönemlerindeki performans hayal.
- Uzun vadede Türkiye’ye güvenin, TL’de kalın. Türkiye’ye uzun vadede güvenen ve yatırım yapan her zaman kazanmıştır ve kazanacaktır.



