Sorunlar sorunlar sorunlar…

Sorunlar… sorunlar… sorunlar…

tayyip_peresDüşündünüz mü nedir bizim bu sırtımızdaki yük diye? Sırtımızdaki kambur hiç eksilmeden günden güne büyüyor. Ufuktaki gelecek yerine sürekli ayak uçlarımıza dikiyoruz gözlerimizi. Başımızı bir kaldıracak olsak,  kramp giriyor sırtımıza. Ne gündemimiz ne de zihnimiz selamet buluyor.

Gündemimizi meşgul eden son sorunlar ise Ermenistan ve İsrail. Hangi birini ele alsak elimizde kalacak cinsten. İsrail ile Davos’tan kalan hesabımız var. Nedendir bilmiyorum sürekli “Tayyip” başbakan kaşımak istiyor bunu. Eğer niyeti barış olsa tamamdır takdir etmemek büyük hata olur. Ancak çifte standart olduğu ve İsrail ile yaşanılan her pürüzün içinde oyun olduğu herkes tarafından artık çok ne görülüyor.

Neden mi;

  • Filistinliler için kurduğun cümlelerin bir tanesini kardeşimiz Azerbaycan için söyledin mi?
  • Davos’ta, BM konseyinde tüm dünyaya dikkat çektiğin Filistin ve İsrail düşüncelerini Karabağ için söyledi mi?
  • Terör örgütünün bayrakları ve o lanet adamın posterleri olur olmadık her yerde açılıyorken, bize Azeri bayraklarını açtırdılar mı? Bir de üstüne biber gazı sıktılar.
  • Orhan Pamuk Nobel Ödülü aldığı için 301. Maddeyi kaldırmadınız mı? Elâlem ülkesinde soykırım yoktur dersen içeri atar, bizde soykırım vardır dersen Nobel alırsın.
  • “Soykırım Yoktur” demenin kesinlikle yasak olduğu bir yerde, sen gidip Ermenistan ile anlaşma imzalamadın mı?
  • Ermenistan maçı için Cumhurbaşkanı gidip Bursaspor amigolarıyla bizzat konuşmadı mı?

Aman açılımlara zeval gelmesin. Devlet kontrollü tezahurat.

Sonra da çıkarsın halkımızın sesine kulak verdik dersin. Diğer bütün seslere kapalı kulaklarınız. Şimdi de Eurovison’a Kürtçe şarkıyla katılabiliriz dersin. Eyy Allahım..

Düşüncelerime İsrail ile giriş yapmıştım. Bağlamak istediğim nokta şudur;
Ülkemiz hiç kimsenin tahmin bile edemeyeceği oyunlara doğru sürükleniyor. İsrail ile aramızdaki gerilimin bir kurgudan ibaret olduğu çok net görülüyor. Eğer samimi ise bu düşüncelerinde Azerbaycan ile olan bağlarımızı hiçe sayıp 3.5 milyonluk Ermenistan’ın selameti için bu adımlar atılmaz. Unutmayalım ki, en zor zamanda kapısını çalabileceğimiz tek bir ülke vardı, evet vardı… O da kaybetmek üzere olduğumuz Azerbaycan.  Türk Halkına empoze edilmeye çalışılan olayları, oyunları tekrar düşünmekte fayda var. Herkesin birbirine soru işaretleriyle baktığı, kimlerdenci ve sınıflandırıcı düşüncelerin yoğun olduğu bu zamanda, yaşadığımız karşıtlıklardan ve sırtımızdaki yükten kurtulma ilacına ihtiyacımız var.

Birlik ve beraberliğe.

Yorum Yazın